|
MADDE 1.- 18.6.1927
tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 286 ncı maddesine
aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun maddî olgu ve fiilî gerçeklerle bağdaşmadığı yönünde kuvvetli emare ve şüphelerin bulunduğu kanaatine ulaşıldığı takdirde, bu bilirkişiler hakkında diğer kanunlardaki hukukî ve cezaî sorumluluklar saklı kalmak şartıyla 19.4.1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının tasdikli bir örneği yetkili Cumhuriyet savcılığına gönderilir. MADDE 2.- 4.4.1929
tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 76 ncı maddesine
aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun maddî olgu ve fiilî gerçeklerle bağdaşmadığı yönünde kuvvetli emare ve şüphelerin bulunduğu kanaatine ulaşıldığı takdirde, bu bilirkişiler hakkında diğer kanunlardaki hukukî ve cezaî sorumluluklar saklı kalmak şartıyla 19.4.1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının tasdikli bir örneği yetkili Cumhuriyet savcılığına gönderilir. MADDE 3.- 8.1.1943
tarihli ve 4353 sayılı Maliye Vekâleti Baş Hukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat
Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet Dâvalarının Takibi Usullerine ve Merkez
ve Vilâyetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci
maddesine aşağıdaki (G) bendi eklenmiştir. G) 19.4.1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin birinci fıkrasındaki suçlardan genel bütçeli daireleri ilgilendirenlerin ceza davalarını ve özel kanun hükümlerine göre Hazine alacağı sayılan alacakları dava, takip, müdafaa ve tahsil etmek; MADDE 4.- 4353
sayılı Kanunun 20 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Milletlerarası mahkemeler ile yurt dışındaki davalarda temsil yetkisi genel müdürün önerisi ve Bakanın onayı ile kullanılır. MADDE 5.- 4353
sayılı Kanunun 22 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. İhtisas
gerektiren ve ihtiyaç duyulan hallerde; ilgili Bakanlığın teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu kararıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin
(h) bendi hükmüne göre serbest avukatlardan veya avukatlık ortaklıklarından
hizmet satın alınabilir. MADDE 6.- 4353
sayılı Kanunun 36 ncı maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. Avukatlık
hizmeti satın alınması Madde
36.- İhtisas gerektiren ve ihtiyaç duyulan hâllerde; Bakanlığın teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu kararıyla, 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (h) bendi
hükmüne göre serbest avukatlardan veya avukatlık ortaklıklarından hizmet satın
alınabilir. Milletlerarası
yargı organlarında Devletin taraf olduğu davalar ile milletlerarası tahkim
yoluyla çözümlenmesi öngörülen uyuşmazlıklarla ilgili davalarda da; Devleti ve
genel bütçe içerisindeki daireleri temsil etmek ve savunmak üzere Türk ve
yabancı uyruklu avukatlardan ya da avukatlık ortaklıklarından da 4734 sayılı
Kanunun 22 nci maddesinin (h) bendi hükmüne göre hizmet satın alınabilir. MADDE 7.- 18.2.1963
tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesine (c)
bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (d) bendi eklenmiştir. d)
18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre temettü hariç
ortaklık hakları ile yönetim ve denetimleri veya hisseleri kısmen veya tamamen
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal eden bankalara, tasfiyeleri Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu eliyle yürütülen müflis bankaların iflâs idarelerine ait
taşıtlar. MADDE 8.- 29.7.1970
tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci
cümlesinde yer alan "(a), (b) ve (s)" ibaresi "(a), (b), (s) ve
(y)" şeklinde değiştirilmiş ve (v) fıkrasından sonra gelmek üzere
aşağıdaki (y) fıkrası eklenmiştir. y)
18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre temettü hariç
ortaklık hakları ile yönetim ve denetimleri veya hisseleri kısmen veya tamamen
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal eden bankalara, tasfiyeleri Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu eliyle yürütülen müflis bankaların iflâs idarelerine ait
binalar. MADDE 9.- 1319
sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci cümlesinde yer alan "(a), (b) ve
(f)" ibaresi "(a), (b), (f) ve (ı)" şeklinde değiştirilmiş (h)
fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki (ı) fıkrası eklenmiştir. ı)
4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre temettü hariç ortaklık hakları ile
yönetim ve denetimleri veya hisseleri kısmen veya tamamen Tasarruf Mevduatı
Sigorta Fonuna intikal eden bankalara, tasfiyeleri Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonu eliyle yürütülen müflis bankaların iflâs idarelerine ait arazi ve arsalar.
MADDE 10.- 6.1.1982
tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. Madde
34.- Onuncu Daire; a)
Türk parasının kıymetini koruma mevzuatından, b)
Bankalar Kanunundan, c)
Sermaye Piyasası Kanunundan, Doğan
dava ve işler ile idare mahkemeleri arasında görev ve yetkiye ilişkin
uyuşmazlıklarda ve bağlı davalarda merci tayinine ve vergi davalarına bakan
dava daireleri hariç diğer dava dairelerinin görevi dışında kalan
uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işleri çözümler. MADDE 11.- 25.10.1984
tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4)
numaralı fıkrasının (m) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. m)
18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre temettü hariç
ortaklık hakları ile yönetim ve denetimleri veya hisseleri kısmen veya tamamen
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal eden bankalara, tasfiyeleri Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu eliyle yürütülen müflis bankaların iflâs idarelerine ait
mal ve hakların (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) teslimi ve
kiralanması. MADDE 12.- 19.4.1990
tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla
Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. Bu
Kanunda ve 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununda yazılı suçlarla,
irtikâp, rüşvet, basit ve nitelikli zimmet, görev sırasında veya görevinden
dolayı kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet
sırlarının açıklanması veya açıklanmasına sebebiyet verme suçlarından veya bu
suçlara iştirak etmekten sanık olanlar hakkında 2.12.1999 tarihli ve 4483
sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun
hükümleri uygulanmaz. MADDE 13.- 3628
sayılı Kanunun 18 inci maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere
aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Yukarıdaki
fıkraya göre yapılan ihbar veya takipsizlik kararı ve iddianame Cumhuriyet
başsavcılığınca, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel
Müdürlüğü ile varsa diğer ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir.
Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması hâlinde Maliye Bakanlığı, başvuru
tarihinde müdahil sıfatını kazanır. MADDE 14.- 3628
sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Madde
20.- Özel kanunlarında aksine bir hüküm bulunsa bile ilgili gerçek veya tüzel
kişiler veya kamu kurum ve kuruluşları; bu Kanuna göre takip, soruşturma ve
kovuşturmaya yetkili kişi, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat
Genel Müdürlüğü veya temsilcisi ve bu Kanundaki diğer mercilerce istenen
bilgileri gecikmeksizin makul sürede eksiksiz vermek zorundadır. Aksine
davranan kişiler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Bu
ceza, para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilemez ve ertelenemez. MADDE 15.- 13.11.1996
tarihli ve 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine, 2313 sayılı
Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunda, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununda ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesinin
(a) bendine (5) numaralı alt bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki (6), (7) ve
(8) numaralı alt bentler eklenmiş, mevcut (6) numaralı alt bent buna göre
teselsül ettirilmiştir. 6.
4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasındaki, 7.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (A)
bendinin (1) ilâ (7) numaralı alt bentlerindeki, 8.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
tarafından tasfiyeye tâbi tutulan bankalara dair iflâs ve konkordatoya ilişkin
olarak 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 333 üncü maddesindeki, MADDE 16.- 4208
sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci cümlesinde geçen "on"
ibaresi "onbeş" olarak değiştirilmiştir. MADDE 17.- 18.6.1999
tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 6 ncı maddesinin (2) numaralı
fıkrasının (a) bendinde "Kurul" ibaresinden sonra gelmek üzere
"Başkanı ve" ibaresi eklenmiştir. MADDE 18.- 4389
sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine aşağıdaki
paragraf eklenmiştir. Mal
bildiriminde bulunması gerekenlerin, bildirimde belirtmedikleri veya gerçeğe
aykırı olarak bildirdikleri her türlü taşınır ve taşınmaz mal, hak ve alacak,
gelir ve harcamalar da haksız mal edinme hükümlerine tâbidir. Haksız mal
edinmediğini ispat edene bu hüküm uygulanmaz. MADDE 19.- 4389
sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (5) numaralı fıkrasının (c) bendinin birinci
cümlesinden sonra gelmek üzere "Borçlu
tarafından ödenmesi gereken tahsil harcı dahil her türlü vergi, resim, harç ve
masraflar Fon alacağından mahsup edilemez." cümlesi eklenmiş,
dördüncü cümlesinde yer alan "her türlü ihtiyati tedbir ve ihtiyati
haciz" ibaresi "her türlü ihtiyati
tedbir, ihtiyati haciz ve tehir-i icra" şeklinde değiştirilmiş,
aynı bende aşağıdaki paragraf eklenmiş ve (d) bendinin birinci ve ikinci
paragraflarında yer alan "(1)" ibaresi "(1)
ve (2)" şeklinde değiştirilmiştir. Bu
Kanun hükümlerine göre temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve
denetimleri veya hisseleri kısmen veya tamamen Fona intikal eden bankaların,
tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen müflis bankaların iflâs idarelerinin ve Fonun,
yukarıda belirtilen işlemler nedeniyle kendi aralarındaki ve/veya diğer gerçek
ve tüzel kişilerle aralarındaki işlemler nedeniyle düzenlenen sözleşmeler,
belgeler ve sair kâğıtlar ile bunların değiştirilmesi, yenilenmesi, uzatılması,
devredilmesi ya da yeni bir itfa plânına bağlanması, alacakların
teminatlandırılması, teminatların devir alınması, tarafların sulh ve/veya ibra
olması ve/veya her ne nam altında olursa olsun herhangi bir işleme tâbi
tutulması nedeniyle düzenlenen kâğıtlar ve/veya belgeler her türlü vergi, resim
ve harçlar ile özel kanunları ile hükmolunan malî yükümlülüklerden müstesnadır.
Bu hüküm üçüncü kişiler yönünden, Fonun ve/veya Fona intikal eden bir bankanın
ve/veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen müflis bankaların iflâs idarelerinin
alacaklarının tahsili ile ilgili işlemlere taraf olmaları hâlinde uygulanır. MADDE 20.- 4389
sayılı Kanunun 15 inci maddesinin (3) numaralı fıkrasının dokuzuncu cümlesinden
sonra gelmek üzere "Borçlu veya borçlunun malları başka mahallerde
bulunduğu takdirde, Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümlerini, kendi tahsilat dairesi aracılığı ile uygulayabileceği gibi,
tahsil dairesi bulunmadığı hâllerde talebi üzerine, uygulama o mahaldeki Maliye
Bakanlığı Tahsil Dairesi tarafından yapılır." cümlesi, ondördüncü
cümlesine "Fon, devraldığı ve dava veya iflâs takibine konu etmekle
görevli ve yetkili olduğu alacakları" ifadesinden sonra gelmek üzere
" ve 6183 sayılı Kanuna göre takip ettiği ve/veya edeceği alacakları"
ibaresi ve bu fıkraya son cümle olarak "Fon aslen veya devir suretiyle
sahip olduğu her türlü alacağının teminatını teşkil etmek üzere Türk parası
ve/veya taşınmaz rehni ve/veya taşınır rehni dahil olmak üzere her türlü aynî
ve şahsî teminat almaya ehil ve yetkilidir." cümlesi eklenmiş, (4)
numaralı fıkrası ile (7) numaralı fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve (b) bendine aşağıdaki paragraflar eklenmiş, (9) numaralı
fıkrasının (c) bendinde yer alan “Fon bakımından dokuz ay süreyle durur.”
ibaresi, "Fon bakımından üç ay süreyle durur." şeklinde değiştirilmiş
ve aynı fıkraya aşağıdaki (e) bendi ve maddeye aşağıdaki fıkra (10) numaralı
fıkra olarak eklenmiştir. 4.
Fonun karar organı Fon Kuruludur. Fon Kurulu, ilgili bakanın önerisi üzerine
Bakanlar Kurulunca atanan yedi üyeden oluşur. Bakanlar Kurulu, üyelerden birini
başkan, birini de ikinci başkan olarak görevlendirir. Fon Kurulu başkan ve
üyelerinin görev süreleri altı yıldır, Kurul başkan ve üyeleri gibi yemin etmedikçe
göreve başlayamazlar. Görevleri sona erenler yeniden atanabilir. Kurul
üyeliklerine hâkim sınıfından atama yapılması halinde muvafakatı alınır. Fonun
genel yönetim ve temsiliyle Fon Kurulunca alınan kararların yürütülmesi Fon
Kurulu başkanına aittir. Fonun merkezi İstanbul’dadır. Fon, ihtiyaç duyulması
halinde Fon Kurulu kararıyla gerekli görülen yerlerde teşkilat kurabilir. Fon,
daire başkanlıkları şeklinde teşkilatlanmış ana hizmet birimleriyle danışma, iç
denetim ve yardımcı hizmet birimlerinden oluşur. Fon Kurulu, yetkilerini
düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikli kararlar alarak kullanır.
Düzenleyici işlem niteliğindeki yönetmelik ve tebliğler Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe konulur. Kurulun
çalışma esas ve usulleri ile Başkan ve üyelerinin malî ve özlük hakları ile
diğer hak, yükümlülük ve sorumluluklarına ilişkin hükümler Fon Kurulu ve bu
Kurulun Başkan ve üyeleri hakkında da uygulanır. 6 ncı maddenin (2), (4), (5)
ve (6) numaralı fıkraları, Fon, Fon Kurulu üyeleri ve Fon personeli hakkında da
uygulanır. Fon
Kurulu üyeliğine atananlar ile Fon başkan yardımcılığına ve Fon daire başkanı
ve daire başkan yardımcısı pozisyonlarına atananlar hakkında 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. Bu görevler için
emeklilik açısından uygulanacak ek gösterge ve makam tazminatının tespitinde
kurul/kurumdaki emsali görevler esas alınır. Fon Kurulu başkan ve üyeleri ile
Fon personeli, görevleri esnasında veya görevleri nedeniyle işledikleri ve
kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından Devlet memuru sayılırlar. Buna
ilişkin soruşturmalar, Fon Kurulu başkanı ve üyeleri için ilgili bakanın, Fon
personeli için ise Fon Kurulunun izin vermesi kaydıyla genel hükümlere göre
yapılır. Fon Kurulu başkan ve üyeliklerine atananlar, Fon Kurulunda görev
yaptıkları sürede eski görevleriyle olan ilişkileri kesilir. Ancak Kuruldaki
görevleri sona erdikten sonra ilgili bakan tarafından, mükteseplerine uygun bir
kadroya atanırlar. Akademik unvanlarının kazanılması için gerekli şartlar
saklıdır. Fon
işlemlerini yürütmede Başkana yardımcı olmak üzere Fon Kurulu kararıyla Kurum
başkan yardımcısı statüsünde ve Kurum başkan yardımcılarında aranan şartları
taşıyan üç Fon başkan yardımcısı atanabilir. Fon
mevcudunun kullanılış usul ve esasları ile Kanunla Fona verilen yetkilerin
kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca hazırlanacak Fon Yönetmeliğinde
gösterilir ve Fon giderleri Fon kaynaklarından karşılanır. Fon;
dava, alacak, takip, tahsil, yeniden yapılandırma ve diğer faaliyetleri ile
ilgili olarak üçer aylık dönemler itibarıyla yayımlayacağı raporlarla kamuoyunu
bilgilendirir. Fon, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunu özel
gündemle yapılacak toplantı ile yılda iki defadan az olmamak üzere
bilgilendirir. Fonun
görev alanı ile ilgili konularda genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli
idarelerde ve kamu bankalarında çalışanlar kurumlarının, hâkimler ve savcılar
ise kendilerinin muvafakatı ile Fonda görevlendirilebilirler. Bu şekilde
görevlendirilenler de (8) numaralı fıkrada öngörülen bilgileri istemeye ve bu
kapsamda görevlendirilen Hazine avukatları ayrıca Fona tanınan dava, takip ve
tahsile ilişkin yetkileri kullanmaya, tedbirleri talep etmeye yetkilidir. Fon
Kurulunun talebi üzerine Kurum personeli Başkan tarafından Fonda
görevlendirilebilir. Kurum ve Fon arasındaki bilgi, bilişim sistemleri ve
benzeri alt yapı paylaşımları ile personelin bir diğerinde geçici
görevlendirilme hususları Kurum ve Fon arasında yapılacak protokol ile
belirlenir. “a)
Fon, alacağının tahsili bakımından yarar görmesi hâlinde ve Fona borçlu olup
olmadıklarına bakılmaksızın; hisseleri kısmen veya tamamen kendisine intikal
eden bir bankanın yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinin, bu
bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya
birlikte elinde bulunduran tüzel kişi ortaklarının, gerçek ve tüzel kişi
ortaklarının yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına
veya birlikte elinde bulundurdukları şirketlerin ortaklarının, bu şirketlerde
sahip oldukları hisselerinin tamamına ve/veya bir kısmına ilişkin temettü
hariç, ortaklık hakları ile bu şirketlerin yönetim ve denetimini devralmaya ve
şirket ana sözleşmesinde belirlenen yönetim, müdürler ve denetim kurulu
üyelerinin sayılarıyla bağlı kalmaksızın ve imtiyazlı hisselere dayanılarak
atanıp atanmadıklarına bakılmaksızın görevden almak ve/veya üye sayısını
artırmak ve/veya eksiltmek suretiyle bu kurullara üye atamaya yetkilidir. Fonun
yönetim ve denetimine sahip olduğu şirketlerin ve/veya bu fıkra uyarınca
yönetimini ve denetimini devir aldığı şirketlerin, Fon tarafından atanan
yönetim, müdürler ve denetim kurulu üyeleri ile Fonun atadığı bu yöneticiler
tarafından şirketi temsil ve ilzam ile yetkili kılınan genel müdür, genel müdür
yardımcısı ve müdür gibi şirket çalışanları, bu şirketlere Fon tarafından
yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile müdürlerin atanmasından sonra, bu bentte
sayılan gerçek veya tüzel kişilere ait şirket hisselerinin ve/veya bu
hisselerle orantılı aktiflerinin satışı ve bu satışlardan elde edilen tutarları
Fon alacaklarına mahsup etmeye veya şirketlerin kamu borçları ve/veya Sosyal
Sigortalar Kurumuna borçları ile sair borçlarını ödemede kullanmaya ve bu
işlemler ile ilgili kararlar almaya 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 324 üncü
maddesi ile bağlı kalmaksızın yetkilidirler. Şirketlerin sermayesini
kaybetmesinden ve/veya borca batık olmasından dolayı mahkemeye bildirimde
bulunma yükümlülükleri yoktur. Bildirimde bulunmamaktan dolayı bu şahıslar
hakkında İcra ve İflâs Kanununun 179, 277 ve devamı maddeleri ile 345/a
maddeleri hükümleri uygulanmaz ve Türk Ticaret Kanununun 341 inci maddesi
uyarınca şahsî sorumluluk davası açılamaz. Yönetim ve denetimi Fon tarafından
devir alınmamış şirketlere Fon tarafından atanan yönetim ve denetim kurulu
üyeleri ile müdürler, ortaklar genel kurulunca görevden alınamayacağı gibi ibra
edilmeyerek haklarında kendilerinin görev yaptıkları dönem veya dönemler
dışında şahsî sorumluluk davası da açılamaz.” “Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fona
geçen ve/veya bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili
Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye
tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların kaynağını kullanmış olmasından
dolayı Fona borçlu olması kaydıyla Fona intikal eden bir bankadan ilk kredinin
ve/veya banka kaynağının kullanılmasından sonra, bu bendin birinci cümlesinde
belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin, edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü
kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklarının banka kaynağı
kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilir ve bu
gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak
ve alacaklar hakkında bu fıkra hükümlerini uygulamaya Fon yetkilidir. Bu
suretle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilen para, her türlü mal, hak
ve alacaklar üzerinde ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanıldığı
tarihten sonra üçüncü kişilere yapılan satış, devir ve temlik, sınırlı aynî hak
tesisi gibi işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilen aynî ve şahsî tüm
haklar Fona karşı hüküm ifade etmez. Bu hukukî işlemlere taraf olan tüm
şahısların küllî ve cüzî halefleri dahil, yukarıda belirtilen işlemlerin
gerçekleşmesinden sonra edindikleri ve/veya edindirdikleri para, her türlü mal,
hak ve alacaklar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır. Yukarıda belirtilen
işlemlere taraf olan üçüncü kişiler bankanın Fona devrinden sonraki işlemler
nedeniyle, bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kişiler ise bankanın Fona
devrinden önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyle iyiniyet iddiasında
bulunamazlar. Bankanın Fona devrinden önce satış, kira, devir ve temlik gibi
işlemler ile aynî ve şahsî hak tesisine ilişkin işlemlere taraf olan üçüncü
kişiler iyiniyetli olduklarını kanıtlamak zorundadırlar. Bu
fıkranın (a) bendinin birinci cümlesinde ve bu bendin birinci cümlesinde
sayılan gerçek ve tüzel kişilerin yönetim ve/veya denetimindeki şirketlerde
ve/veya işletmelerinde iş akdine bağlı ve/veya bağlı olmaksızın geçici ve/veya
sürekli olarak istihdam edilen şahısların kurucusu, ortağı, yöneticisi veya
denetçisi olduğu şirketlerin; bir iş akdine bağlı olmaksızın, yukarıda sayılan
şahısların vekâleten ve/veya ticarî mümessil ve/veya ticarî vekil sıfatıyla
ve/veya vekâletsiz iş görme hükümleri gibi herhangi bir hukukî ilişkiye
dayanarak geçici ve/veya sürekli olarak temsil eden şahıslar ile temsil
ettikleri gerçek ve/veya tüzel kişilerin; bu bentte belirtilen şahıslar
dışındaki ve/veya bunlar tarafından kurulan şirketlere bankacılık mevzuatına
ve/veya teamüllerine uyulmadan ve/veya teminatsız ve/veya yetersiz teminat ile
kredi kullandırılan ve/veya genellikle faaliyet yeri olarak aynı adresi
kullanan ve/veya yapılan sözleşmelere cayma hakkı ve/veya borcun nakli gibi
hükümler koymak suretiyle kullandıkları kredileri ve/veya banka kaynaklarını
bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak tek başına
ve/veya birlikte elinde bulunduran gerçek ve tüzel kişilere ve/veya bunların
ve/veya bankanın iştiraklerine ve/veya doğrudan veyahut dolaylı bağı bulunan
şahıs ve şirketlere yukarıdaki bentlerde sayılan gerçek veya tüzel kişilere
aktarılmasını sağlayan gerçek veya tüzel kişilerin kullanmış oldukları krediler
ve/veya banka kaynakları bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya
dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklar tarafından
kullanılmış banka kaynağı sayılır ve bu şahıslar ile edindikleri ve/veya üçüncü
kişilerce edindirdikleri para, her türlü mal, alacak ve haklar hakkında bu
fıkra hükümleri uygulanır.” e)
Fon tarafından başlatılan ve/veya Fona intikal eden bankalardan devir alınan
takiplerde borçlular tarafından yapılan tüm itirazlar satış dışında takip
işlemlerini durdurmaz. Açılan
ihalenin feshi davasının davacı aleyhine sonuçlanması hâlinde dosyaya yatırılan
teminat sıra cetvelinde pay düşen alacaklılara garameten ve derhal ödenir. Fonun
alacaklısı olduğu icra dosyalarında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna ödenmesi
gereken satış bedelleri sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin teminatsız
olarak ödenir. 10.
Fon alacaklarının tahsilini teminen, Fon tarafından bu Kanun hükümleri
çerçevesinde açılan davalarda verilen tedbir kararları uyarınca üzerine tedbir
konulan para, her türlü mal, hak ve alacaklar, bu davalara konu alacakların
yasal teminatını oluşturur ve karar kesinleşinceye kadar devam eder. Mahkemece
karara bağlanan alacaklar tedbir konulan para, mal ve her türlü hak ve
alacakların bedelinden bankanın Fona devrinden önce diğer bankaların ve üçüncü kişilerin
lehine tesis edilmiş ve muvazaalı bulunmadığı ilgili tarafından ispat edilmiş
sınırlı aynî haklar ile işçi alacakları ve nafaka alacakları dışındakiler
imtiyazlı alacak olarak öncelikle tahsil olunur. MADDE 21.- 4389
sayılı Kanunun 15 inci maddesinden sonra gelmek üzere 15/a maddesi eklenmiştir.
Hazine
alacağı MADDE
15/a.- Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya
bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili
Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile
tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri
başlatılan bankaların yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde
bulunduran ortaklarının kendi lehine kullandıkları her türlü banka kaynakları
ve her ne ad altında olursa olsun kendilerine ait yurt içi ve yurt dışı şirket,
finans kuruluşu, off-shore bankalara aktardıkları banka kaynakları ile eşleri,
çocukları ve evlatlıkları ve bunların diğer kan ve kayın hısımları adına
açılmış krediler ile bunlara aktarılan her türlü kaynak aktarımları veya
bankaların hâkim ortaklarının kendilerine veya şirketleri ile iştiraklerine
rayiç bedelin altında ve muvazaalı yapılmış tüm devir ve temlikler, üçüncü
kişilere yapılmış her türlü taşınır ve taşınmaz rehni ve ipotek gibi sınırlı
aynî haklar ve bunlardan elde edilen nemalar, iştiraklerine ve bağlı
şirketlerine aynî bankanın el değiştiren ortaklarının birbirlerine verdiği
krediler ile aynı şekildeki bankaların karşılıklı birbirlerine verdikleri
krediler, bankaya ve grup şirketlerine yüksek bedelle satılmış tüm mal, hisse
ve hizmetlerden veya bunlardan ve benzerlerinden elde edilen nemalar, uzun
süreli kiralama veya finansal kiralama yolu ile kendisine aktarılan kaynak ve
hizmetler, bankanın yönetim ve denetim döneminde yeterli ticarî faaliyeti
olmaksızın kaynak aktarımı amacıyla kurulmuş şirketlere verilen krediler ile
bunlara aktarılan kira ve hizmet bedellerindeki nemalar, yurt dışı banka ve
finans kuruluşları ile yapılan inançlı işlemler yolu ile aktarılan her türlü
kaynaklar, bankalarının off-shore bankalarındaki yargı kararları nedeniyle
ödedikleri mevduatları ve off-shore bankaların bankaya izinli veya izinsiz
aktardığı off-shore mevduatlar, bankanın yönetim kurulu ve kredi komitesi
başkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yardımcıları, imzaları bankayı
ilzam eden memurları, müdürlerinin kendileri, eşleri ve çocukları, evlatlıkları
ile bunların diğer kan ve kayın hısımlarına aktarılan her türlü kaynakların
tümü başkaca bir işleme gerek olmaksızın Hazine alacağı haline gelmiş sayılır.
Fon Kurulunun talebi üzerine görevlendirilen Hazine avukatlarınca da takip
edilebilir. Yukarıdaki
fıkra hükümleri borsadan hisse alan küçük pay sahibi ortakları ile Türk Ticaret
Kanunu ve özel kanunları hükümleri gereğince yüzde birin altında zorunlu hisse
alarak yönetimde ve denetimde görev alanlardan iyiniyetli olanlar hakkında
uygulanmaz. Bankanın
yönetim kurulu ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür
yardımcıları, imzaları bankayı ilzam eden memurları ve şube müdürleri ile
yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte
elinde bulunduran ortaklarının kendileri, eşleri, çocukları ve evlatlıkları ve
bunların diğer kan ve kayın hısımları ile yapılan veya yapılacak olan yeniden
yapılandırma anlaşmaları çerçevesinde Fonun alacakları da Hazine
alacaklarındandır. Yukarıdaki fıkralar hükümleri gereğince açılmış ve açılacak her türlü davalara adlî tatilde de bakılır, bu davalarda bilirkişiler resmî kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar arasından seçilir, duruşmalara otuz günden fazla ara verilmez. MADDE 22.- 4389
sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesindeki
"üzerine" ibaresinden sonra gelmek üzere "doğrudan" ibaresi
eklenmiştir. MADDE 23.- 4389
sayılı Kanuna 17 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 17/a maddesi
eklenmiştir. İspat
külfeti MADDE
17/a.- Fon tarafından 14, 15, 15/a ve 17 nci maddeler hükümleri uyarınca
açılmış ve açılacak davalar ile temettü hariç ortaklık hakları ve/veya yönetim
ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat
kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul
tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon
tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar tarafından eski yöneticiler ve
denetçiler aleyhine aslen açılan ve/veya külli halef sıfatı ile takip edilen
ve/veya Fon tarafından kanunî halef ve/veya devir alanı ve temellük eden sıfatı
ile takip edilen şahsi sorumluluk davalarında ispat külfeti davalılara aittir. MADDE 24.- 4389
sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (5) numaralı fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. 5.
a) Kurul kararları ile miktarı beşyüzmilyar Türk Lirasını aşan Fon Kurulu
kararlarına karşı açılacak idarî davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda
görülür ve acele işlerden sayılır. b)
Kurul kararları ile miktarı beşyüzmilyar Türk Lirasını aşan Fon Kurulu
kararları aleyhine açılacak idarî davalarda yürütmenin durdurulması talebinin
kabul veya reddi kararına yapılan itirazların karara bağlanmasından önce,
tarafların istemi üzerine duruşma yapılmasına karar verilebilir. MADDE 25.- 4389
sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (3) numaralı fıkrasından sonra gelmek üzere
aşağıdaki (4) numaralı fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül
ettirilmiştir. 4.
Fon alacaklarından; temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona
intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve
yetkileri Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeleri Fon eliyle
yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bir bankanın;
hukuken veya fiilen yönetim ve denetimini elinde bulunduran yönetici olsun veya
olmasın gerçek kişi ortakların 15/a maddesinde sayılan fiiller sonucu bankanın
kaynaklarını, bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde
doğrudan veya dolaylı olarak kendilerinin veya başkalarının menfaatlerine
kullandırmakla bankayı her ne suretle olursa olsun zarara uğratarak
kendilerinin veya başkalarının malvarlığının artışına neden olmaları zimmet
olarak kabul edilir. Bu fiilleri işleyenler hakkında on yıldan yirmi yıla kadar
ağır hapis ve yirmimilyar liradan seksenmilyar liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur. Ayrıca, meydana gelen zararın Hazine alacağı olarak müteselsilen
ödenmesine karar verilir. MADDE 26.- 4389
sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (1) ilâ (4) numaralı fıkraları, (6) numaralı
fıkrasının birinci paragrafının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş, aynı fıkranın üçüncü paragrafının birinci cümlesinin sonunda yer
alan "açılmış sayılır." ibaresi "açılır." şeklinde ve bu
paragrafın son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 1.
Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin kovuşturma yapılması Kurum veya Fon
tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır.
Ancak, 22 nci maddenin (4) numaralı fıkrasında belirtilen suçlardan dolayı
soruşturma ve kovuşturmalar Kurumun yazılı bildirimi üzerine veya
gecikilmesinde sakınca görülen hâllerde re'sen Cumhuriyet savcılarınca yapılır.
Kurumun veya Fonda görevlendirilen Hazine avukatının başvuruda bulunması
hâlinde, bunlar başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanırlar. 2.
Cumhuriyet savcıları kovuşturmaya yer olmadığına karar verirlerse, ilgisine
göre Kurum veya Fon Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre kendisine tebliğ
edilecek bu kararlara karşı itiraza yetkilidirler. 22 nci maddenin (3) ve (4)
numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza
mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu
ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli
görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri
de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir. 3. 22 nci maddenin (3), (7), (9) ve (10)
numaralı fıkralarında yazılı suçlardan dolayı ilgili kuruluşların dava hakkı
ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri saklıdır. 22 nci
maddenin (4) numaralı fıkrası kapsamına giren suçların kovuşturma ve
soruşturmalarında aşağıdaki hükümler tatbik olunur. a)
22 nci maddenin (4) numaralı fıkrası kapsamına giren suçlarla ilgili hazırlık
soruşturması, iş bölümü ilişkilerine göre, Cumhuriyet savcılarınca bizzat
yürütülür. Bu suçlar, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsalar
bile, Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır. b)
Bu suçların soruşturma ve kovuşturmalarında, 30.7.1999 tarihli ve 4422 sayılı
Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun 2 ilâ 10 uncu maddeleri de
uygulanır. c)
Bu suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturmalarda kolluk; soruşturma ve
kovuşturma sebebiyle şüpheli, sanık, tanık, bilirkişi ve suçtan zarar
görenleri, Cumhuriyet savcısının veya mahkeme naibinin veya istinabe olunan
hâkimin emriyle belirtilen gün, saat ve yerde hazır bulundurmaya mecburdur. Bu
emir, çağrılanlar hakkında kolluğa ihzar müzekkeresinde olduğu gibi zor
kullanma yetkisi verir. d)
Cumhuriyet savcıları, bu suçların soruşturmasında gerekli olması hâlinde,
geçici olarak yargı çevresi içerisinde veya dışındaki, genel bütçeli dairelere
ve katma bütçeli idarelere, bütün kamu kurum ve kuruluşlarına, belediyelere,
resmî ve özel bankalara ait bina, araç, gereç ve personelden yararlanmak için
istemde bulunabilirler. Bu istemler, ilgili kurum ve makamlarca
geciktirilmeksizin yerine getirilir. Özürsüz olarak bu istemleri yerine
getirmeyen sorumlu kişiler, üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. e)
Soruşturmanın gerekli kıldığı hâllerde, suç mahallî veya delillerin bulunduğu
yerlere gidilerek soruşturma yapılır. f)
Soruşturmanın sonuçlanmasına kadar, bu suç faillerinin, her türlü mal, alacak
para ve sair eşyalarına Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile el konulur. Bu
suçlara iştirak edenler ile suç faillerinin bu suçlar nedeniyle elde ettiği her
türlü haksız kazanımın transferi sonucu elde edilen kan ve kayın hısımlar ile
üçüncü şahıslar nezdindeki mal, alacak veya sair her türlü şeylere de
Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile el konulur. El
koyma kararı yirmidört saat içinde yetkili ve görevli sulh hâkiminin onayına
sunulur. Hâkim kırksekiz saat içinde kararını açıklar. Aksi hâlde el koyma
hükümsüz kalır. 4.
22 nci maddenin (4) numaralı fıkrasında yazılı suçlardan dolayı mahkûm olanlar,
Fona veya Hazineye olan borçları ve tazminatları ödemediği veya mal
varlıklarından tahsil olunamadığı sürece, bunlar hakkında 647 sayılı Cezaların
İnfazı Hakkında Kanunun 4 ve 6 ncı madde hükümleri ile şartla tahliye hükümleri
uygulanmaz. Bu hüküm, borsadan hisse alan küçük yatırımcı pay sahibi ortaklar
hakkında uygulanmaz. Mülga
3182 sayılı Bankalar Kanununun 64 ve 65 inci maddeleri ile bu Kanunun 14 üncü
maddesi uyarınca işlem yapılan bankalarla ilgili olarak, Bakan, Fon veya Kurum
tarafından atanan yönetim kurulu ve denetleme kurulu üyeleri aleyhine
görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar Fon aleyhine açılmış
sayılır ve bu davalarda husumet Fona yöneltilir, açılacak davalar ise doğrudan
Fon aleyhine açılır. Bu
şekilde atanan yöneticilere, atandıkları şirketlerin doğmuş veya doğacak kamu
borçları ile Sosyal Sigortalar Kurumu borçlarının ödenememiş olması nedeniyle
şahsî sorumluluk yüklenemez. MADDE 27.- 4389
sayılı Kanuna aşağıdaki maddeler eklenmiştir. EK MADDE 1.- Bankacılık işlemleri yapma ve
mevduat kabul etme izin ve yetkileri Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile
tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri
başlatılan bankalarda bulunan ve doğruluğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek
şekilde kanıtlanan tasarruf mevduatı niteliğini haiz hesapların tasarruf
mevduatı sigortası kapsamındaki kısmı, Hazine Müsteşarlığı ve Fonun müşterek
önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek esas ve usullere göre
Fon tarafından ödenir. 1211
sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ile bu Kanun uyarınca banka
tarafından yetkili mercilere beyan edilen sigortaya tâbi tasarruf mevduatı
tutarı ile Fon tarafından tespit edilen tasarruf mevduatı tutarı arasında bir
fark bulunması halinde, bu fark nispetinde bankanın yönetim kurulu ve kredi
komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yardımcıları, imzaları
bankayı ilzam eden memurları ve şube müdürleri ile yönetim ve denetimini
doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran
ortaklarının, kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait bankalar ve banka dışı
malî kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler nezdindeki, kiralık kasa
mevcutları da dahil olmak üzere, hak ve alacakları, döviz tevdiat hesapları ve
limitli ve limitsiz kredi kartı ve ATM kartları hesapları dahil tüm banka
hesaplarının dondurulmasına, kara, hava ve deniz taşıtları dahil her türlü
taşınır ve taşınmaz mal, kıymetli evrak ve yurt içi veya yurt dışı Hazine
bonosu, Devlet tahvili, hisse senedi, yatırım fonları katılım belgeleri gibi
diğer menkul değerlerle, bağımsız ticarî işletme, fabrika ve tesisler, bu
tesislerin işletilmesine yönelik marka ve lisans hakları, kamu imtiyaz
sözleşmelerinden doğan televizyon kanalı, elektrik santralı gibi bir tesisin
kurulması ve işletilmesi yetkilerini veren lisans, ruhsat ve işletme hakları
ile bu tesisleri lisans hakkı ile veya lisans hakkı bulunmadan işleten ve kuran
şirketlere ait hisse senetleri, hak ve alacakların üzerindeki tasarruf
yetkisinin tamamen veya kısmen kaldırılmasına, belirtilen tüm mal, kıymetli
evrak, nakit ve diğer değerlerin zaptına ve/veya resmî sicillerdeki kayıtları
üzerinde ihtiyati tedbir konulmasına, bunların bir tevdi mahalline
yatırılmasına ve hak ve alacakların üzerine diğer tedbirlerin konulmasına,
bunlardan elde edinilmiş her türlü taşınır ve taşınmaz mal, hak ve alacaklar
ile kıymetli evrak, nakit, bir tesisi işletme ve kurma hakkı veren marka ve
lisans hakları, bu tesisleri lisans hakkı ile veya lisans hakkı bulunmadan
işleten, kuran ve hak sahibi niteliğini haiz şirketlere ait hisse senetleri
hakkında belirtilen tedbirlerin alınmasına, Fon avukatının veya bu Kanuna göre
Hazine alacağı sayılan alacaklara ilişkin olarak Fon avukatının ve/veya Fonda
görevlendirilen Hazine avukatının talebi üzerine ilgili bankanın merkezinin
bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimi, yargılama sırasında ise mahkeme tarafından
karar verilir. Ayrıca, yukarıda belirtilen farkın 14 ve 15 inci maddelerde yer
alan hükümler dahilinde takip ve tahsiline Fon tarafından karar verilebilir. Bu
hükümler, yukarıda sayılan kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi
adına para, mal veya hak edinen kişiler hakkında da uygulanır. Tedbire
ilişkin talepler, hâkim veya mahkeme tarafından evrak üzerinde yapılacak
inceleme sonucunda derhal ve nihayet yirmidört saat içinde sonuçlandırılır.
Gecikmesinde sakınca görülen hallerde Cumhuriyet başsavcılıkları da hak ve
alacakların dondurulmasına karar verebilir. Cumhuriyet başsavcılıkları bu
kararı en geç yirmidört saat içinde sulh ceza hâkimine bildirir. Hâkim en geç
yirmidört saat içinde bu kararı onaylayıp onaylamamaya karar verir. Hâkim
tarafından onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır. Sulh
ceza hâkimince verilen tedbirler, Kurum veya Fonun, bankanın bankacılık
işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarihten itibaren
bir yıl içerisinde suç duyurusunda bulunmaması halinde sona erer. Bu süre
içerisinde suç duyurusunda bulunulması halinde tedbirler, takipsizlik kararının
veya açılacak dava sonucunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.
Mahkeme, bu Kanun hükümlerine göre Fon tarafından ödenen ve/veya ödenecek
miktarın, sorumlular tarafından doğrudan Hazineye ödenmesine karar verir. Bu
halde, tedbirler hükmolunan meblağın tahsiline kadar devam eder ve hükmolunan
meblağ sorumluların bu fıkra uyarınca tedbirlere konu edilen para, mal, hak ve
alacakları ile diğer mal varlığından tahsil olunur. Yukarıdaki
fıkralarda yer alan hükümlerin konusu olup, sorumluların boşanmış veya dul
eşlerinin, diğer kan hısımları ile kayın hısımları ve üçüncü kişilerin
mülkiyeti ve tasarrufuna geçirilmiş bulunan tüm mal, sınırlı aynî veya şahsî
hak ve alacaklar hakkında da Fon avukatı veya bu Kanun uyarınca Hazine alacağı
sayılan alacaklar açısından Fon avukatı ve/veya Fonda görevlendirilen Hazine
avukatı tüm banka hesaplarının dondurulması, tasarruf yetkisinin kaldırılması,
zapt, ihtiyati tedbir kararlarının alınmasını ve diğer kanunî sınırlamaların
getirilmesini sulh ceza mahkemesinden veya yargılama sırasında görevli mahkemeden
talep edebilir. Tüm bu mal, hak ve alacaklara ilişkin olarak açılacak veya
açılmış davalarda bu kişiler Türk Medenî Kanununun 3 üncü maddesindeki iyiniyet
karinesi ile 985 inci maddesindeki mülkiyet karinesinden ve tüm resmî sicillere
iyiniyetli güven ilkesinden yararlanamaz. İyiniyetle edinmiş olduklarını
ispatladıkları takdirde, yaptıkları ödemelerin muvazaalı olmayan rayiç değer
olduğunu belgelendirmek şartıyla ödediklerinin aslî sorumluların mal varlığı ve
diğer değerlerinden bu kişilere geri verilmesine mahkemece karar verilir. Bu
hükümler boşanmış ve dul eşler bakımından bankanın Fona devrinden önceki iki
yıl içindeki edinimlerine uygulanır. Bankacılık
işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bir banka nezdinde
tasarruf mevduatı hesabı bulunmamasına rağmen sahte olarak düzenlediği belgeler
veya sahte olduğunu bildiği belgeleri ibraz ederek veya ettirerek, kendisine
veya bir başkasına ödeme yapılmasını talep eden kişilere, fiilleri daha ağır
cezayı gerektirmediği takdirde, dört seneden sekiz seneye kadar ağır hapis
cezası verilir. Kendilerine veya gösterdikleri yahut hak sahibi kıldıkları
kişilere ödeme yapıldıktan sonra bu fiilleri işledikleri ortaya çıkan kişilere,
bu cezanın yanı sıra ödenen tutarın on katı kadar ağır para cezası verilir. Bu
kişiler hakkında yukarıda belirtilen hükümler uygulanır. Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleştirilen fiiller nedeniyle, bu
madde hükümlerine göre Fon tarafından ödeme yapılmasına veya yapılacak olmasına
sebebiyet veren kişiler ile bunların eş ve çocuklarına ait her türlü mal, hak
ve alacaklar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. EK
MADDE 2.- Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal
eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri
ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile
tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri
başlatılan bankaların hâkim ortakları, bankanın yönetim kurulu üyeleri, genel
müdür, genel müdür yardımcıları ve bunların eş ve çocukları ile
evlatlıklarının, bunların diğer kan ve kayın hısımlarının ve imzaya yetkili
banka mensuplarının kendi aralarında veya üçüncü kişilerle yaptıkları taşınır
ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her
türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeler ile kara, hava ve deniz
taşıtları gibi taşınır ve yalı, villa, ada, site, tüm eklentileri ile çiftlik
gibi taşınmaz adî ve hasılat kira sözleşmeleri, taşınır veya taşınmaz mal
finansal kiralama, uydu ve kablolu yayın kanalı kullanma hakkı, televizyon
kanalı ile gazetelerin yayım hakkı, marka ve lisansı devir ve kullanma hakkı
veren sözleşmeleri, idare ve hizmet vekâleti ile Avrupa Birliği standartları
üzerinde prim ödemek suretiyle yapılan hayat, bireysel emeklilik, ihtiyarlık ve
sağlık sigorta sözleşmeleri ve limitli veya limitsiz kredi kartı ile ATM kartı
sözleşmeleri ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları,
kabul kredileri ve avaller geçersiz sayılır. Bu sözleşmelerden elde edilen tüm
maddî menfaatlerin Fona intikal eden alacaklar bakımından açılmış veya açılacak
davalarda mahkemece doğrudan Hazineye aynî veya değer olarak verilmesi veya
ödenmesine karar verilir. Bu sözleşmelerin geçersizliğinden dolayı karşı tarafça
açılacak tazminat davalarında sözleşmede muvazaa bulunmadığını ve sözleşmeyle
ödenen bedelin muvazaalı olmayan rayiç bedel olduğunu ispat yükü davacıya
aittir. Borçlunun,
bir borçludan beklenecek derecede hayatını idame ettirebilmesi için gerekli
konut kiralaması yukarıdaki fıkra kapsamı dışındadır. EK
MADDE 3.- Bu Kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ve bu Kanuna göre Hazine
alacağı sayılan alacaklara ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi
yıldır. Fon alacakları ve bu Kanuna göre Hazine alacağı sayılan alacaklar
bakımından bu sürenin başlangıcı Fon tarafından ödeme yapılmasına veya
yapılacak olmasına sebebiyet veren kişilerin fiillerinin gerçekleştiği tarihten
itibaren başlar. EK
MADDE 4.- 15/a maddesine göre Hazine alacağı sayılan alacakların dava ve
takibine ilişkin olarak; bu alacaklarla ilgili inceleme, araştırma, tespit,
hukukî takip ve tahsile ilişkin işlerde görevlendirmek üzere denetim elemanları
ile müşavir Hazine avukatları ve Hazine avukatlarından ve gerekirse, genel ve
katma bütçeli daireler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da personel
temin edilmek suretiyle oluşan özel takip ve tahsil çalışma grupları
oluşturulabilir. EK
MADDE 5.- Kamu bankalarında (tasfiye halindeki Emlak Bankası A.Ş. dahil) ve
sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da
hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil
yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz
teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi
uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yeniden
yapılandırma şartlarını ihlâl edenler ile münferit veya karşılıklı verilen
banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmaz
rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı
aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeden doğan haklarında diğer bankaların ve
üçüncü kişilerin muvazaadan âri hakları aleyhine olmamak üzere Fon ve Hazine
alacaklarına ilişkin tedbir, takip ve tahsil hükümleri bankalarınca uygulanır. EK
MADDE 6.- Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal
eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri
ilgili bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile
tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri
başlatılan bankaların ve 15/a maddesinde sayılan kişilerin 15/a maddesinde
sayılanlar dışındaki üçüncü kişilerle yaptıkları sözleşmelere, bu sözleşmelerin
karşılıklı edimleri içermeleri, edimler arasında orantısızlık bulunmaması,
üçüncü kişilerin edimlerini yerine getirdiklerine dair düzenlenmiş usulüne
uygun belgelerinin bulunması ve bu işlemlerin her türlü muvazaadan âri
olduğunun bu kişiler tarafından ispatlanması hâlinde, Bankalar Kanununun 15,
15/a, 22, Ek-1 ve Ek-2 maddeleri uygulanmaz. MADDE 28.- 4.1.2002
tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 30.7.2003 tarihli ve 4964 sayılı
Kanunun 15 inci maddesi ile değişik 22 nci maddesinin (g) bendinden sonra
gelmek üzere aşağıdaki (h) bendi eklenmiştir. h) 4353
sayılı Kanunun 22 nci ve 36 ncı maddeleri uyarınca Türk veya yabancı uyruklu
avukatlardan hizmet alımları. MADDE 29.- Bu Kanunun
20, 21 ve 23 üncü maddeleriyle, 4389 sayılı Kanuna, bu Kanunun 27 nci
maddesiyle eklenen ek 1, ek 2, ek 5, geçici 1 ve geçici 3 üncü maddelerinde
yapılan düzenlemelerle ilgili olarak 31.7.2003 tarihli ve 4969 sayılı Kanunun
geçici 2 nci maddesinin (4) numaralı fıkrası hükmü de uygulanır. MADDE 30.- 4389
sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin son fıkrasındaki; 14 üncü maddesinin (5)
numaralı fıkrasının (a) bendinin (ac) alt bendindeki, (6) numaralı fıkrasının
(b) ve (c) bentlerindeki; 15 inci maddesinin (3) numaralı fıkrasındaki
"Kurulca" ibareleri "Fon Kurulunca" şeklinde; 14 üncü
maddesinin (1) numaralı fıkrasının son paragrafındaki "Fondan"
ibaresi "Kurumdan" şeklinde; 15 inci maddesinin (5) numaralı
fıkrasının (b) bendindeki "Kurumun" ibaresi "Fonun"
şeklinde; 17 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki "Kurul" ibaresi
"Fon Kurulu" şeklinde değiştirilmiştir. GEÇİCİ
MADDE 1.- Bu Kanunun yayımı tarihinden üç ay sonra bu Kanunun 21
inci maddesiyle Bankalar Kanununa eklenen 15/a ve 27 nci maddesiyle aynı Kanuna
eklenen ek 1 ve ek 2 nci maddelerinde belirtilen geçersiz sözleşmeler
kapsamındaki tüm taşınır ve taşınmazlara, her türlü hak ve alacaklara ilişkin
kullanma ve yararlanmaya devam edildiğinin tespiti hâlinde, bu mallar anılan
maddelerde sayılan kişilerin kendi malları sayılır. Geçersiz sayılan sözleşme
hükümleri gereğince üçüncü kişilerin elinde bulunan, bu maddede belirtilen her
türlü mal, hak ve alacakların, lisans, marka ve ruhsat haklarının, Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonuna devrine mahkemece ayrıca karar verilir. GEÇİCİ
MADDE 2.- Bu Kanunun 15, 21 ve 25 inci maddelerinde sayılan ceza ve
hukuk davalarını kovuşturan, soruşturan ve yürüten Cumhuriyet savcıları ile
hâkimler bu işleri ivedilikle yürütürler ve görevleri süresince disiplin
nedenleri hariç meşru mazeretleri ve istemleri olmadıkça üç yıl süre ile başka
bir yere veya göreve atanamazlar. Görev süresi dolanlar tekrar atanabilirler. GEÇİCİ
MADDE 3.- Bu Kanunla, 4208 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (a)
bendine (5) numaralı alt bentten sonra gelmek üzere eklenen (6) numaralı alt
bendi, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 9 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasının
(b) bendine eklenen paragraf, 15 inci maddenin (7) numaralı fıkrasının (b)
bendine eklenen paragraflar, (9) numaralı fıkrasının (c) bendinde yapılan değişiklik,
15 inci maddeye eklenen (10) numaralı fıkra, Bankalar Kanununa eklenen 15/a
maddesi, 17/a maddesi ve ek madde 2, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar
temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden
ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri
ilgili bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri
Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar
hakkında uygulanır. GEÇİCİ
MADDE 4.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay
içinde 15 inci maddede öngörülen Fon Kurulunun üyeleri atanır. Bu atama yapılıp
Fon Kurulunun üyeleri göreve başlayıncaya kadar 4389 sayılı Bankalar Kanununun
15 inci maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca oluşturulan Tasarruf Mevduatı
Sigorta Fonu Yönetim Kurulunun görevi devam eder. Aynı maddede öngörülen Fon
Yönetmeliği Fon Kurulu üyelerinin göreve başladığı tarihten itibaren en geç bir
ay içinde hazırlanır. Yönetmeliğin hazırlanması Bankalar Kanunundaki hükümlere
tâbidir. Bu Yönetmelik yayımlanıncaya kadar eski Yönetmeliğin bu Kanuna aykırı
olmayan hükümleri uygulanmaya devam olunur. İlk defa
atanan Fon Kurulu üyelerinden başkan dışında, ikinci yılın sonunda kura
sonucunda belirlenen iki üye ve dördüncü yılın sonunda, kalan üyelerden kura
sonucunda belirlenecek iki üyenin yerine, 4389 sayılı Kanunda belirtilen
hükümlere uygun olarak yeni üye ataması yapılır. GEÇİCİ
MADDE 5.- Bu Kanunun yayımı tarihinde kadrosu Bankacılık Düzenleme
ve Denetleme Kurumunda olan ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda görevli
bulunanlar Başkan tarafından görevlendirilebilir. Bu
personelden, muvafakatı bulunanların Fon Kurulu üyeleri atandıktan sonra Fon
Kurulu kararıyla daha önce işgal ettikleri pozisyonlara veya daha üst pozisyona
atamaları yapılır. Muvafakatı olmayan personel ise Kurul kararıyla durumlarına
uygun münhal pozisyonlara atanırlar ve gerektiğinde Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonunda iki yılı geçmemek üzere geçici olarak görevlendirilebilirler. MADDE 31.- Bu Kanun
yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 32.- Bu Kanun
hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 26/12/2003 |