Özel televizyonların reklam yayınlarında KDV

TÜRK VERGİ KANUNLARI'2004

Özel televizyonların reklam yayınlarında KDV

 

Kanunun 1/3-a maddesinde geçen ‘hizmetleri’ ifadesi içinde değerlendirmek gerekir. Ayrıca işlemlerin Türkiyede yapılması başlıklı 6 ncı maddesindeki hizmetin Türkiyede yapılması, değerlendirilmesi veya hizmetten Türkiyede yararlanılması halinde işlemin Türkiyede yapılmış olacağı ifade edilmiştir. Bu çerçevede özel televizyonların reklam hizmetlerinin KDV’ne tabi olduğu kuşkusuzdur. Ancak özel televizyonların kanuni ve iş merkezlerinin Türkiyede bulunmaması halinde KDVK’nun 9 uncu maddesinde yer alan sorumluluk müessesesi gereğince reklam veren firma ve şahısların bu hizmet ifalarına ilişkin vergiyi sorumlu sıfatıyla bağlı bulundukları vergi dairelerine yatırmaları gerekmektedir.

Yine bir kamu iktisadi kuruluş olan Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) yahut özel kuruluşlar tarafından yürütülen radyo ve televizyon hizmetleri KDV nin konusuna giren bir faaliyet türüdür. TRT nin ücret karşılığında verdiği tüm mal ve hizmetler (ilan, reklam bedelleri, konser, temsil ve benzerlerine giriş ücretleri, film, nota ve benzerlerinin satışı, bandrol ücretleri, gecikme faizleri v.b.) KDV ye tabidir. KDV nin genel esprisi gereği, herhangi bir mal ve hizmet karşılığı olmaksızın tahsil edilen paraların (mesela genel bütçeden yapılan katkıların) KDV ile ilgisi yoktur. Özel radyo ve televizyon işletmelerinin bu işletmecilik çerçevesinde yaptıkları hizmet ifaları ve mal teslimleri KDV ye tabidir.

TRT bandrol ücretleri ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı'nca verilen 20.07.2001 tarihli muktezanın metni aşağıdaki gibidir :

"Bilindiği gibi, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını oluşturan bedel olduğu hükme bağlanmış ve aynı maddenin 2. fıkrasında da bedel deyimi "malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal veya diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamı" olarak tanımlanmıştır. Diğer taraftan Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24/b maddesi uyarınca vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurlar katma değer vergisi matrahına dahil bulunmamaktadır.

Bu hükümler çerçevesinde, imal ve ithal edilen elektronik cihazların teslimi sırasında müşterilerden tahsil edilen bandrol bedellerinin, katma değer vergisi matrahına dahil bir unsur kabul edilmesi ve bu bedeli de içeren toplam üzerinden katma değer vergisinin hesaplanması gerekmektedir.

Öte yandan, imal veya ithal edilen elektronik cihazlara ait bandrollerin Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'ndan katma değer vergisi ödenmeksizin alınması, yukarıdaki uygulamayı değiştirmeyecektir." (Yaklaşım Dergisi Temmuz 2002)

Maliye Bakanlığı daha sonra çıkardığı 16 no.lu KDV Sirküleri ile söz konusu bandrol ücretlerinin

KDV matrahı yanı sıra ÖTV matrahına da dahil edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Türkiye'ye yönelik olarak ve Türkçe yayın yapan özel TV istasyonlarının durumu, bir çok bakımdan olduğu gibi KDV açısından da özellik arzetmektedir. Bu yayınlar Türk halkı tarafından izlenmekte ve dolayısıyle hizmetten Türkiyede faydalanılmaktadır. Faydalanma hali dolayısıyle Kanunun 6/b maddesine göre işlemin Türkiyede yapılmış sayılması KDV ye tabi tutulması gerekir.

Fakat yayını yapan kuruluşun yurt dışında mukim oluşu ve Türkiyede şube bulundurmaması mükellefiyet tesisini engellemektedir. KDV nin sorumlu sıfatıyle ödetilmesi de, her bir TV alıcısı sahibine sorumluluk yüklemenin fiilen imkansız olması nedeniyle ihtimal dışıdır.

Ancak yurt dışında yayın yapan bir kuruluşa, Türkiyede izlenen reklamlar nedeniyle ücret ödendiğinde, bu ücreti ödeyen firmanın sorumlu sıfatıyle KDV ödeyip indirmesi gerektiği tabiidir. Şayet yayını yapan yurt dışındaki kuruluş reklam gelirlerini Türkiyedeki bir şirket aracılığı topluyorsa yani reklam faturasını Türkiyedeki şirket kesiyor ve yurt dışındaki yayıncıdan fatura alıyorsa KDV sorumluluğu bu şirket tarafından yerine getirilecektir. Böyle bir durumda ne yurtdışından yayın yapan firmanın, ne de Türkiye'deki firmanın KDV kaçağına sebebiyet verdiği söylenemez. Yurt dışından yayın yapan firma, Türkiye'deki bir firmaya bu yayınlarla ilgili olarak hizmet yaptırdığında, bu hizmetler, hizmet ihracı sayılarak KDV istisnasına (Md.11) konu olur.

Bu iki firma arasında cereyan eden hizmet trafiği ve yayınların Türkiye'ye yönelik olması, yurt dışından yayın yapan firmanın Türkiye'de faaliyet gösterdiği, Türkiye'deki firmanın da, bu firmanın daimi temsilcisi olduğu anlamına gelmez. (Aksi yöndeki Danıştay 11 inci Dairesi'nin 18.9.1997 tarih ve E.1996/4799 ve K.1997/2869 sayılı kararına katılamıyoruz.)

(Kaynak: M.Maç, KDV Kanunu)

(ackara)